16 Eylül 2008 Salı

Diğer Sol

"Türkiye solundaki yanlışlara ve bu yanlışların süreklileşen bir gerilemeye neden olmasına bakıp, “bizim” cenahın öne çıkmasından keyif alan varsa, bu arkadaşlarımız da bir hayal dünyasına kayıyorlar derim."
demiş Aydemir Güler.
O halde aklımıza şu geliyor, geçtiğimiz dönemde TKP'nin güncel siyasette ve özellikle seçimlerde diğer "sol" ile arasına koyduğu mesafeyi artık azaltmaya meyletmesine neden olan şey nedir? Yukarıdaki cümleden diğer "sol"un durumunun artık eskisinden daha da vahim olduğunu çıkarabiliyoruz ve buna katılıyoruz da. Peki şöyle mi düşünülmüştür; "Bugüne kadar onlara mesafeli duruşumuz onları değiştirmemizi engelledi. Yakın olalım, birlikte olalım, etkileyelim. "
Eğer TKP'de böyle bir eğilim varsa bu bizim aklımıza kürtçü siyasetin kuyruğuna takılanların uydurduğu "gerekçeleri" getiriyor. "Onlardan koparsak emperyalistlerin kucağına düşerler" diyorlardı. Onlardan kopmadılar ve şimdi emperyalistlerin kucağındaki kürt siyasetinin kucağında derin derin uyuyorlar.
Üstelik TKP mahcup mahcup kapılarını aşındırırken dalgalarını da geçiyorlar. Burada bir örneği var.
Şapkayı önümüze koyup düşünelim artık. Parti (kadro) olarak muhteviyatımızı İstanbul entelijansiyasının solcu kesiminden mürekkep halden tüm Türkiye'den devrimci kitle önderlerinin bileşimine dönüştürmezsek daha çook tıkanmalar yaşar ve çıkışı böyle nafile yerlerde ararız. Diğer "sol"u sürükleyecek olan şey onların dışından gelişecek bir devrimci kitle hareketidir. Bu hâlâ böyledir ve değişmemiştir. Şu anki taban muhtevasıyla Parti, yukarıda değinilen yakınlaşmalara girerse onlara benzeyecektir. Ne yazık ki...

Hiç yorum yok: