Nasreddin Hoca samanlıkta kaybettiği iğneyi samanlık karanlık diye dışarıda arar ya, benzer durum TKP'de var.
"Çürüme" doruklarda diye, varlık sebebini dayandırdığı işçi sınıfına yanaşamaz. "Steril" kesim ve katmanlarda şansını dener. Aslında kapitalizmin bu döneminde kendi algıladıkları biçimde bir sterilizasyon olanaklı değildir ama; sorun, kadroların ağırlıklı kesiminin kendi sınıfsal pozisyonlarına ya da yaşam biçimlerine yakın kesimlerin içinde iğne aramaları sorunudur.
"Moda sahilleri" komedyasını ve "Call Center" direnişlerini böyle açıklayabiliyoruz.
"Call center", kariyer ve yükselme hırsının, yani sınıf atlama beklentisinin doruklarda (boşuna) olduğu işkollarından biridir. Çalışanların işten hoşnutsuzluklarıyla sisteme adapte olabilme potansiyelleri ters orantılı seyreder. Kısa erimli sert tepkiler verirler ve bu tepkiler illa ki tersine döner. Çoğunlukla ağır kokşullarda çalışıp az kazanırlar ama bitip tükenmez bir orta sınıf tüketim eğilimi içinderdirler. Yani işçi gibi çalışıp burjuva gibi tüketmeye çalışırlar. Çürümeyi yoksulların kültürel ve sosyal eğilimlerinden daha çok bu açmazda görmeliyiz. Bu açmaz sınıfsal davranışlarında patolojik eğilimlere yol açar.
İğneyi dışarıda aramak rahattır ama kesin olan şu ki, asla bulunamayacaktır.
27 Eylül 2008 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder